Minik Bedenlerde Büyük Duygular

cocuk-ve-duygular

Ebeveynler, çocukların biyolojik durumlarıyla ilgili genellikle daha çok bilgi sahibidir. Hangi yemekleri sever? Vücut ısısı kaç derece olmalıdır? Hangi gıdalara alerjisi var, gibi.

Buna karşın, çocuğun içinde büyük bir yer kaplayan ve henüz kelimelerle ifade etmeyi tam olarak bilmediği duygu dünyası hakkında neler biliyoruz? Utanınca ne yapar? Sevincini nasıl dışa vurur.

Büyük Duygular: Çocuk öfkelenince hangi tepkileri verir?

Çocuk, hayal kırıklığıyla nasıl baş eder? Onu en çok üzen şeyler nelerdir?

Beyin gelişimi açısından bakıldığında çocukluk döneminde, duyguların yön verdiği sağ beyin, mantıklı ve planlı hareket etmenin ağır bastığı sol beyne göre çok daha erken gelişmeye başlıyor. Bu yüzden, dünyayı algılamaları ve davranışları, çoğunlukla duyguları tarafından yönetilen çocuklar, oldukça zengin bir duygusal dünyayı içlerinde taşıyor. Çocuğun hayatında bulunan yetişkinler, gelişim sürecinde doğru desteği sağlayabilmek için onu anlamaya ve anlamak için de onların içindeki bu duygu dünyasına ulaşmaya gayret etmelidir. Bu gayret, çocuğun davranışlarının sebeplerini anlama konusunda yol açıcı olacaktır. Çünkü çocuk, kendini iyi hissettiğinde iyi davranır ve çevresinden bir şeyler öğrenmeye hazırdır.

Peki, çocuklar nasıl daha iyi hisseder?

Açtığı çikolatanın kırık çıkması, kâğıdının yırtılması, balonunun patlaması, yetişkine göre önemsiz görünse de çocuk için büyük bir hayal kırıklığı olabilir. Bu gibi durumlarda yetişkin bakış açımıza değil; çocuğun hislerine kulak vermeliyiz.

Bizler, ebeveynler olarak çocuğun duygularını fark etmesine ve yönlendirmesine destek olmalıyız. Bunun için öncelikle bizler, duygu içerikli kelimelere daha fazla yer vermeliyiz. Daha sonra öfke, korku, üzüntü de dâhil olmak üzere çocuğun yaşadığı ve anlam vermekte zorlandığı bütün hisleri kabul ederek uygun bir dille ona ifade etmeliyiz. “Üzgün olmanı anlıyorum veya arkadaşından ayrılmak zor geliyor.” vb. duyguları adlandırmamız hem çocuğun kendisini anlamasına, hem de bir miktar rahatlamasına yardımcı olur. Çocuk, bize kapılarını açar ve artık problem çözme, davranışa sınır koyma konusunda yönlendirmemize hazır hale gelir. “Defterini karaladığı için kardeşine kızdığını görüyorum. Buna ben de kızardım. Ama ona vurman yanlış, başka ne yapabilirdin?”

Minik Bedenlerde Büyük Duygular

Minik Bedenlerde Büyük Duygular

Duygular Yaşadıklarının İfadesidir

Çocuk, kaç yaşında olursa olsun, bir bireydir ve kalbindeki duygu, yaşadıklarının ifadesidir. Bu duygulara saygı duymak, aslında çocuğun kişiliğine saygı duymaktır. Böyle kalpten bir ebeveyn-çocuk ilişkisi, çocuğu hayatın güçlüklerine karşı daha korunaklı yapar. Bugün, sizin ona verdiğiniz bu değeri, yarın o da kendisine ve başkalarına vermeyi öğrenir. Çocuğa bu açıdan bakmak, onun duygusal yaşantısını ciddiye almak, günümüz şartlarında ebeveyn ve çocuk olmanın zorluklarına karşı koruyucu bir kalkan olacaktır.

Toplam okunma: 315 , Bugün okunma: 1 

Yorumlar (2)

  1. Yazıları kimin yazdığı belirtilse iyi olurmuş. Niçin yok kimin yazdığı bu konuda cevap gelirse sevinirim. Yazarın eklenmesini tercih ederim.

    1. Merhaba Büşra Hanım, blog yazılarımızın yazarı sayfanın başında yer almaktadır.

Yorum yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır. Tüm alanları doldurunuz.